İpek Yolu Derneği

İpek Yolu ve Hanlar

GÖKÇE GÜNEL

Uzman Sanat Tarihçisi

Orta Çağ'da dünya ticareti, doğu ile batıyı birleştiren iki yol üzerinden yapılmaktaydı. Bunlardan birincisi Baharat Yolu, diğeri ipek Yolu olarak bilinmektedir. O dönemde Çin ile Anadolu arasında yapılan ticaretin ana metaı ipek olduğundan, Alman coğrafyacısı Ferdinand von Richthofen bu yola "ipek Yolu" adını vermiştir, ipek Yolu, Çin'in Şian kentinden başlar, Doğu Türkistan, Moğolistan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan'ı kat ettik­ten sonra ve iran üzerinden, bir kolu Suriye'nin Lazkiye Limanına ulaşır, diğer bir büyük kolu ise, Anadolu topraklarına girerdi. Dünya ticaretinin büyük bir kısmını üzerinde taşıyan ipek Yolu'nun geçtiği bu ülkeler döneminin en zengin ülkeleriydi.

İpek Yolu, Anadolu'ya üç koldan; güneyde

Cizre - Hasankeyf, iç bölgelerde Doğubayazıt -Erzurum, Erzincan, Sivas, kuzeyde de Kars-Trabzon yoluyla girerdi. Anadolu Selçuklu döneminde Anadolu'yu doğu-batı, kuzey-güney yönünde bir ağ gibi dolaşır, doğuda Erzurum, Sivas, Kayseri ve Konya'da düğüm oluşturan bu yollar kuzeyde Sinop, güneyde Antalya'ya kadar uzanırdı. Kuzeyden giden kol; Erzurum, Erzincan, Tokat, Amasya, Sinop ve Kastamonu yönünden Karadeniz limanlarına, güneyden ilerleyen kol ise Bitlis, Malatya, Kayseri, Kırşehir, Konya, İsparta, Antalya üzerinden Akdeniz limanlarına ulaşmaktaydı. Güney kolun en uç noktası ise bugün Denizli vilayeti sınırları içerisinde bulunan Akhan'dı. Akhan'dan çıkan kervanlar 20-30 km. sonra Menderes Nehri'ne, buradan da Ege limanlarına varırdı.

Bu yol şebekesinin yayıldığı güzergâhları takip ederken kervansarayların yanında eski köprüleri de göz önünde bulundurmak gerekir. Yolların Anadolu'da bu kadar yayılmasının nedeni, yolların güvenliği, merkezi otoritenin gücü ve zamanın bazı sultanlarını da misafir edebilecek beş yıldızlı oteller gibi hizmet veren ticaret yapısı kervansarayların varlığıydı.

Kervansaraylar ve hanlar, özünü yardımlaşma ve insanlık duygusundan alan vakıf sistemi sayesinde günümüze kadar gelebilmiştir. Kervansaraylar, yollar üzerinde kurulan ve kamu yararına çalışan, genelde bir deve yürüyüşü ile 7- 8 saatlik (35-40 km mesafe) aralıklarla kurulan ticaret yapılarıdır.

Sultan, vezir ve büyük devlet adamları tarafından yaptırılan kervansaraylar, kale gibi sağlam, anıtsal, kesme taştan yapılmış, döneminin süsleme özellikleriyle bezeli, kitabeli veya kitabesiz ticaret, sosyal yardım ve kültür müesseseleriydi. Kervansarayların duvarları kalın olup, duvarların her iki yüzü yönü taşı ile kaplıdır. Kapalı mekânların üzeri genellikle tonozla örtülüdür. Taş işçiliği taç kapılarda üst düzeydedir. Bu yapılar içerisinde veya yanında, zamanın insan ve hayvanlarının her türlü ihtiyacını karşılayacak, yiyecek içecek, bol su, mescit, hamam, her çeşit tamir ustası, rehber gibi donanıma sahip idi. Kervansaraylarda yazın kapalı mekânlarda hayvanlar, açık mekânlar da

insanlar ve arabalar kalırdı.

Yapının büyüklüğü ve planına bağlı olarak içinde veya yanında hamamları vardır. Ayrıca bir odada veya avlu ortasında köşk mescitleri yer alır. Bu yapılarda süsleme, döneminin özelliğini gösteren giriş veya kapalı mekân taç kapılarında karşımıza çıkar. Kervansaraylar, plan özellikleri bakımından; yalnız kapalı kısmı, yalnız açık kısmı, hem açık kısmı hem kapalı kısmı olan, klasik planlı ve iç avlulu kervansaraylar ile ortasında köşk mescidi olan olarak gruplandırılır. Yalnızca kapalı develik kısmı olanlar Amasya Ezine Pazar Han, Alanya Şarapsa Han, yalnızca açık ve yarı açık bölümü olanlar Evdir Han, kapalı develik ve açık avlulu olanlar Aksaray Sultan Han, Kayseri Sultan Han'dır.

Evliya Çelebi'ye göre, kervansaraylara ulaşan kervanlar, akşam ezanı okunmadan yani hava kararmadan içeri girmek zorundaydı. Sabah ezanı okunmadan, yani hava aydınlanmadan da dışarı çıkamazlardı. Dışarı çıkmadan önce ortaya bir tellal çıkar, kervanların eksik ve yitik bir şeylerinin olup olmadığı sorulur, eğer bir eksiklik veya yitik varsa, kapılar bu eksiklik giderilmeden veya yitik bulunmadan açılmazdı. Kervansaraylarda her tür milletten insan kalabilirdi. Kervansarayın büyüklüğüne göre yolculardan ve kervanlardan üç ile yedi gün hiç para alınmazdı. Bunun yanında yolculardan para alınan kervansaraylar da vardı. Büyük programlı bu yapılarda sultan,vezir veya özel misafirlerin kalacağı özel odalar da bulunurdu. Kervansarayların fonksiyonları arasında barış zamanında ticaret yapısı, savaş zamanında da askeri amaçlar için kullanılması, derbent ve posta teşkilatlarına hizmet vermesi de sayılabilir.

Anadolu Selçuklu yapılarında önemli bir yere sahip olan kervansaraylar, XII. yüzyılın son çeyreğinden sonra yapılmaya başlanmış, Selçukluların yıkılışına kadar devam etmiştir. Son araştırmalara göre bu dönemden günümüze kadar gelen kervansaray sayısı 250 civarındadır.

Osmanlı imparatorluğu döneminde Selçuklu kervansaraylarının kullanılmasının yanında ihtiya­ca göre yenileri de yapılmıştır. Bunlardan şehir merkezlerine yapılanların işlev ve planları değişime uğramıştır. Şehir hanları, genellikle iki katlı olup, avlulu ve revaklıdır. Ayrıca kentlerin gelişmesiyle kentlerde ticaret hanları ortaya çıkmıştır. Yerleşim yerleri dışında yapılan menzil hanları eski geleneği sürdürerek, Selçuklu ker­vansarayları gibi yapılmışlardır. Bunlar etrafında zamanla şehirler oluşmuştur.

Günümüzde ulaşım kolaylığı, modern otelci­lik anlayışı ve karayollarındaki dinlenme tesis­lerindeki yenilikler gibi geçerli nedenlerle, han­larımızın ve kervansaraylarımızın geçmişteki fonksiyonları kalmadığından, bu evrensel nitelik­teki çok önemli anıtlarımız, kullanılmadığı için, gün geçtikçe harap olmaktadır.

Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan han ve kervansaraylarımızı otel, restoran, dinlenme tesisi, hediyelik eşya satış merkezi gibi işlevlerle nostaljik turizm merkezleri haline getirmek, bu anıtsal eserleri günümüz koşulları altında ayakta tutarak ve kültürel miras olarak gelecek kuşaklara emanet etmek gerekmektedir.

ANADOLU KERVANSARAYLARINDAN BİRKAÇ ÖRNEK

Eshab-ı Kehf Külliyesi Kervansarayı, Afşin / Kahramanmaraş

Afşin yakınlarındaki kervansaray, eski kalıntılardan da faydalanılarak yapılmış bir Selçuklu külliyesi içindedir. Kitabesi olmayan kervansaray, külliyenin diğer yapılarıyla birlikte I. Alaaddin Keykubad'ın Maraş Valisi Nusreteddin Hasan Bey (ölümü 1234-35) tarafından yaptırılmıştır. Halen külliyede cami, kervansaray ve ribat ayaktadır. Dikdörtgen planlı, oldukça büyük (27x34 m.) kagir bir yapı olan kervansarayın iç ve dış cephelerinde kesme taş kullanılmıştır. Kapalı mekânların iç kısımları moloz taş olup üzeri sıva kaplanmıştır. Kervansaray, ortadaki dikdörtgen planlı açık bir avlunun dört yanında peş peşe sıralanmış odalar ve eyvanların yanında, ahırı batı tarafında yer alan benzersiz bir yapıdır. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde olan kervansaray, külliyenin diğer yapılarıyla birlikte 1957-1972 ve 1980 ve 2003-2007 yıllarında onarılmıştır.

Sahip Ata Kervansarayı, Sultandağı (İshaklı) / Afyon

Konya-Afyonkarahisar yolunda, Sultandağı (İshaklı) kasabasında bulunan kervansaray. Alaaddin Keykubad zamanında, Sahip Ata Fahrettin Ali Bin Hüseyin tarafından, 1249-50-1267/8 yılları arasında yaptırılmıştır. Hem açık kısmı hem kapalı kısmı olan, klasik planlı kagir bir yapıdır. Bütünüyle dikdörtgen planlı yapının dış kısımlarında düzgün kesme taş, iç kısımlarında moloz taş kullanılmıştır. Yapının ortasında köşk mescidi bulunan, iç ölçüleri 36x34 m. olan açık avlulu kısmı vardır. Kışlık bölüm olarak nitelenen kapalı kısım dıştan 23.55x25.15 metre ölçülerinde kareye yakın bir plana sahiptir. Açık avlulu kısmın dış duvarlarının köşelerinde kare planlı burçlar, duvar ortalarında yarım yuvarlak burçlar bulunmaktadır. İshaklı Kervansarayı olarak da bilinen yapının kapalı kışlık kısmına, avludan kendine özgü bir taç kapı ile girilmektedir. Girişte Selçuklu sülüsü ile altı satırlık bir kitabe bulunmaktadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan kervansarayın onarımı devam etmektedir.

Sultan Hanı, Aksaray

Aksaray-Konya yolu üzerinde, Aksaray'ın 42. km. batısında, Sultanhanı beldesinde yer almaktadır. I. Alaadddin Keykubad tarafından 1229 yılında yaptırılan kervansarayın avlusu aynı yılın sonlarında tamamlanmıştır. III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde, 1278'de zamanında Vali Sıraceddin Ahmet bin el-Hasan tarafından onarılarak genişletilen kervansarayın mimarı Muhammet bin Havlan el Dımışki'dir. Kervansaray hem açık kısmı hem kapalı kısmı olan klasik planlı kagir bir yapıdır. Bütünüyle dikdörtgen planlı yapının dış kısımlarında düzgün kesme taş, iç kısımlarında moloz taş kullanılmıştır. Ortasında köşk mescidi bulunan yapının avlu kısmına geometrik bezemeli mermer taç kapı ile girilmektedir. Bu şaheser hanın kapalı kısmı 32.50x55 m., avlusu 49x62 m. ölçüsündeki yapı Selçuklu kervansaraylarının en büyüğü, en anıtsalı, kimilerine göre de en güzelidir. Beş sahınlı, dokuz tonozlu kapalı bölümün ortasında salyangoz biçiminde, kalıpsız olarak örülmüş kubbe vardır. Vakıflar Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki kervansaray onarılmıştır.
Alara Han, Alanya / Antalya

Antalya-Alanya yolunda, Çakallar beldesinde Alara çayı kenarında bulunmaktadır. I. Alaaddin Keykubad tarafından 1231-32 yılında yaptırılmıştır. Yanında Alaaddin Keykubad'ın yazlık sarayı olan Alara Kalesi bulunmaktadır. Bir yamaca yaslanan kervansaray, dikdörtgen planlı, 38.50x49.50 m. ölçüsünde dışa kapalı bir yapıdır. Merkezde bulunan açık bir avlu kısmını etrafına kapalı kısımları yerleştirilmiş, plan ve kuruluş yönüyle çok ilginç bir yapıdır. Kervansarayın yapımında düzgün kesme taş ve moloz taş kullanılmıştır. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde bulunan kervansaray, onarılarak kiraya verilmiştir.

Susuz Han, Bucak / Burdur

Antalya-Burdur yolunda, Bucak ilçesi yakınlarında, Susuz köyünde yer almaktadır. Selçuklu Sultanı II. Giyaseddin Keyhüsrev döneminde (1244-46), Bağdatlı Sadık Ağa tarafından yaptırılmıştır. Günümüze sadece kapalı kısmı ulaşan kervansaray, aslında hem açık kısmı hem kapalı kısmı olan kagir bir yapıdır. Bütünüyle dikdörtgen planlı yapı, 28.50x29.50 m. ölçülerindedir. Yapımında dış kısımlarında düzgün kesme taş, iç kısımlarında

moloz taş kullanılmıştır. Dıştan payandalarla desteklenen yapıya geometrik bezemeli mermer taç kapı ile girilmektedir. Mevcut yapıda 16 taş-ayak üst yapıyı taşımakta ortada konik külahlı bir aydınlatma kubbesi bulunmaktadır.

Akhan, Denizli (Goncalı-Bozhan)

Eğirdir-Denizli yolunda, Akhan köyünde, Denizli'nin yaklaşık 7 km. kuzeyinde karayolu kenarında bulunmaktadır. Kitabesine göre II. izzeddin Keykavus döneminde, Emir Seyfeddin Karasungur bin Abdullah tarafından 1253-54 yılında yaptırılmıştır. Kervansaray dikdörtgen planlı açık ve kapalı bölümlerden oluşmaktadır. Kapalı bölüm avlulu bölümden daha küçük olup yapı 1100 metrekarelik bir alan üzerine oturmaktadır. Yapının tamamında düzgün kesme taş, moloz taş ve mermer kullanılmıştır. Hanın avlu portali geometrik ve plastik süslemeleri ile oldukça görkemlidir. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olan han onarımından sonra turistik tesis olarak kullanılmak üzere kiraya verilmiştir.

Mama Hatun Kervansarayı, Tercan / Erzincan

Erzincan ili, Tercan ilçesi merkezinde bulunmaktadır. Erzurum-Sivas kervan yolu üzerinde yer almaktadır. Selçuklu Sultanı II. izzeddin Kılıç Arslan döneminde 1191-1201 tarihleri arasında Melike Mama Hatun tarafından Mimar Ahlatlı Ebül Nema bin Mufaddal'a yaptırılmıştır. Kervansaray mescit, hamam ve türbeden oluşan külliye içersinde bulunmaktadır. Kervansarayın açık avlusu bulunmamaktadır. Yapı sadece kapalı kısımdan ibarettir. Duvarları yönü taşı kaplıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır.

Ejder (Harmandöven) Kervansarayı, İğdır

İğdır ili, Merkez, Harmandöven köyünde bulunmaktadır. Tebriz-Sivas kervan yolu üzerinde yer almaktadır. 12. yüzyılda Sürmari Emiri Şerafeddin Ejder tarafından yaptırılmıştır. Kervansaray açık avlulu ve kapalı kısımdan oluşmaktadır. Duvarlar yönü taşı kaplıdır. Taş işçiliği ile dikkati çekmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olan hanın onarımı tamamlanmıştır.

Sultan Hanı, Bünyan / Kayseri

Kayseri ili, Bünyan ilçesi, Tuzhisar beldesi, Sultanhanı köyünde bulunmakta, Kayseri-Sivas kervan yolu üzerinde yer almaktadır. Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubad tarafından 1232-1236 yılları arasında yaptırılmıştır. Kervansaray açık avlulu ve kapalı kısımlardan oluşmaktadır. Açık avlu revaklı ve avlunun ortasında köşk mescit yer almaktadır. Kapalı kısım beş sahnlıdır. Duvarlar yönü taşı kaplıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olan han onarılmıştır.

Raziye Sultan Kervansarayı, Kadınhanı / Konya

Konya ili, Kadınhanı ilçesi merkezinde bulunmaktadır. Konya-Afyon kara yolu üzerinde yer almaktadır. I. Alaaddin Keykubad döneminde, kitabesine göre Raziye (Rukiye ?) Hatun binti Mahmud tarafından 1223 yılında yaptırılmıştır. Yapı açık avlulu ve kapalı kısımdan oluşmakta iken, avlusu yıkılmıştır. Kapalı kısım kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Duvarlar yönü taşı kaplıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğundadır.

Taşhan, Hekimhan / Malatya

Malatya ili, Hekimhan ilçesi merkezinde bulunmaktadır. Malatya-Sivas kervan yolu üzerinde yer almaktadır. I. izzeddin Keykavus ve I. Alaaddin Keykubad döneminde dört adet (2 adet Arapça, l adet Ermenice, l adet Süryanice) kitabesine göre, Ebu Salim b. Ebi'l-Hasan el-Şammâs el-Hekim el-Malâti tarafından 1218 yılında yaptırılmıştır. Osmanlılar döneminde Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından 1661 yılında Mimar Hasan Ağa'ya tamir ettirmiştir. Taşhan açık avlulu ve kapalı kısımdan oluşmaktadır. Açık avlulu revaklıdır. Kapalı kısım üç şahına ayrılmıştır. Kapalı kısmın üzeri içten tonoz dıştan da düz toprak bir üst örtü ile örtülmüştür. Duvarlar moloz taş örgülüdür. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olan han onarılmıştır.

Sarı Han (Saruhan ), Ürgüp / Nevşehir

Nevşehir ili, Ürgüp ilçesi, Çökek köyünde Damsa çayı vadisinde bulunmaktadır. Selçuklu Sultanı II. Alaaddin Keykubad 1238 tarihinde inşasına başlanılmış, Sultan II. izzettin Keykavus tarafından 1249 tarihinde ta marnlatıl m ıstı r.

Aksaray-Kayseri kervan yolu üzerinde yer almaktadır. Revaklı açık avlulu ve kapalı kısımlardan oluşan kervansarayın giriş portali üzerinde kare planlı mescit yer almaktadır. Kapalı kısım beş sahnlıdır. Orta sahnda dışı külahlı kubbe bulunmaktadır. Duvarlar yönü taşı kaplıdır.Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olup onarılmıştır. Turistik tesis olarak hizmet vermektedir.

Durak (Pervane Süleyman) Han, Durağan /Sinop

Sinop ili, Durağan ilçesinde Gök Irmak kenarında bulunmaktadır. Han Samsun-Kastamonu kara yolu üzerinde yer almaktadır. Yapı III. Giyaseddin Keyhüsrev döneminde, inşa kitabesine göre Pervane Emineddin [Muîneddîn] Süleyman bin Ali tarafından Eylül 1266 tarihinde Mimar Gevherbaş bin Abdullah'a yaptırmıştır. Revaklı açık avlulu ve kapalı kısımlardan oluşan kervansarayın kapalı kısmı tonoz örtülüdür. Duvarlar yönü taşı kaplıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olan han onarılmıştır.

Mahperi Hatun Kervansarayı (Ulu-Hatun Ham), Pazar/Tokat

Tokat ili, Pazar ilçesinin merkezinde bulunan kervansaray, II. Giyaseddin Keyhüsrev döneminde, I. Alaaddin Keykubad'ın eşi, II. Giyaseddin Keyhusrev'in annesi Valide Sultan Melike Mahperi (Huant) Hatun tarafından 1238/1239 yılında yaptırılmıştır. Kervansaray kapalı ve avlulu açık kısımlardan oluşmaktadır. Avlulu kısım revaklıdır. Kapalı kısım üç sahınlıdır. Orta şahın diğerlerinden daha geniş tutulmuş ve ortasında külahlı kubbe yer almaktadır. Açık avlulu kısım ile kapalı kısma portal kapılarla

girilmektedir. Kervansarayın duvarları yönü taşı kaplı ve payandalarla desteklenmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olan han onarılmıştır.

Issız Han, Karacabey/ Bursa

Bursa ili, Karacabey ilçesi, Seyran köyünde eski Bursa-izmir kara yolu üzerinde bulunan bu han 1394 yılında, Celaleddin Eyne Bey tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı döneminde ilk yapılan özelliğini taşımaktadır. Han sadece kapalı bölümden oluşmaktadır. Yapı dikdörtgen planlı ve kuzey-güney yönünde atılan beşer paye ile üç şahına ayrılmıştır. Hanın ortasında bacaları çatıdan dışarı çıkan bacalar yer almaktadır. Hanın duvarları iki sıra kesme taş ve dört sıra tuğla ile almaşık teknikle örülmüştür. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğundadır. 1956 yılında onarılan Han, yeniden onarıma alınmıştır.